• MarşanErezTuran

Koronavirüs Günleri ve Sonrasında Avukatların Yapması Gerekenler



Bu salgının ekonomik etkilerinin olacağı kesin, peki buna ait tecrübelerimiz var mı ve gelecekte bizi neler bekliyor? Ekonomik krizin, her kesimin olduğu gibi hukuk bürolarının da gelirlerini düşüreceği konusunda da şüphe yok. Nedeni ise biraz basit ekonomi bilgisine sahip olanların aşina olduğu cinsten. Buna göre kriz ve sonrası zamanlarını temsil eden V, U veya L şeklindeki grafiklerinden hangisinin bu krizin gidişatının grafiği olacağından emin değiliz. Herkesin dileğinin V olduğuna eminim. Ama kötü senaryoya, L biçimli bir grafik ihtimaline de hazırlıklı olmak lazım. L grafiğinin özellikle nüfusu fazla olan hukuk bürolarını etkileyeceği şüphesiz. Boyutları görece küçük olan hukuk bürolarının da durumdan etkilenmeyeceğini düşünmek naiflik olacaktır. Peki böyle bir senaryoda neler yaşanabilir?

· Her ne kadar bu dönemde işler artmış da olsa müvekkiller maliyetleri düşürmek için iç danışmanlığa (in-house) yönelmek isteyebilirler. Amerika’da yapılan bir araştırma, 2008 krizinden beri şirket avukatlarının sayısının %40 arttığını gösteriyor.


  • Önem sırasına göre ödeme listelerinde arka sıralara atılanlarımız olabilir.

  • Müvekkil eğilimi anlamında muhasebe ve danışmanlık ödemelerinin ön sıralarda olduğunu söylemek güç.

  • Bir anda işleri azalıp, bu dönemde tüm süreçlerini gözden geçirmek isteyenler olabilir.

  • Odaklandığınız alana ihtiyaç, şu an için olduğundan çok daha az olabilir veya hiç olmayabilir.

  • Gelirlerin düşmesiyle zorlu operasyonel seçimler yapmak zorunda kalabilirsiniz.

COVID-19’dan sonra dünya nasıl aynı kalmayacaksa, hukuk hizmetleri sektörü de bundan nasibini alacak. Piyasada hizmet ücretlerinin dramatik bir şekilde düşeceğini öngörüyorum. Bu anlamda ‘her şeye rağmen büyüyeceğiz’ beklentisine sahip olmak pek gerçekçi bir senaryo olmayacak, kaynakları doğru kullanmak gerekecektir. 30+ nüfusa sahip hukuk büroları için bu rekabete girmek nüfuslarının veya maaşların azalması ile sonuçlanacaktır. Ofislerden ayrılan avukatlar kendi yollarına odaklanarak zaten düşük olan piyasa fiyatları üzerinde daha agresif bir strateji geliştirebileceklerdir. Böyle bir durumda daha az kaynakla daha fazla iş üretmek gerekeceği şüphesizdir.

Öte yandan büyük hayallerle ofisini yeni açan, dört gözle yeni müvekkillerin gelmesini bekleyen bir avukatlık bürosu da olabilirsiniz. Hatta belki bunun için sınırlı bir sermaye ayırmış ve tüm planlarınız allak bullak olmuş da olabilir. Açıkçası bu metinde de kurumsal hukuk bürolarının ne yapmalarından ziyade, özellikle genç meslektaşlarımın çoğunlukta olduğu küçük ve orta büyüklükteki hukuk bürolarının neler yapması gerektiği sorusunun peşinden gidiyorum.

Ne yapılmalı?

Modern zamanlarda böylesine yıkıcı bir durumla daha önce karşılaşılmadığı için, ne yapılması gerektiği konusunda üretilen fikirlerin varsayıma dayalı olacağını söylemek yanlış olmayacaktır. Özellikle daha genç yaştakilerin duruma en azından psikolojik açıdan hazırlıksız yakalandığını da ifade etmek gerekir. Zihninizi güçlü tutun, odaklanın, kendinizi dinleyin gibi profesyonel alanımda olmayan konularda ahkam kesmek yerine, Y neslinden bir avukat olarak nasıl reaksiyon (tepki) verilebilir bunları paylaşacağım.

1. Başka çareniz yokmuş deliler gibi sabahlara kadar çalışmayın: Evde geçirdiğimiz zaman çok, özellikle çocuğu olmayanlar için saatlerce boş vaktiniz var. Evet durum pek toz pembe değil ama kendinizi sadece işe veya hukuk çalışmaya vererek zihninizi yormak sizi daha büyük açmazlara götürebilir. Aksine, zihninizi dinlendirecek kitaplar okumak, resim yapmak, bulmaca çözmek, dil öğrenmek gibi başka faaliyetlere yönelmek daha doğru olacaktır. Bu faaliyetleri, bana işimde kullanabileceğim farklı bakış açıları kazandırır, daha fazla iş getirir yaklaşımıyla gerçekleştirmeyin. Bir şeyler kazanmak zorunda değilsiniz, öncelikle bu fikirden kendinizi uzaklaştırın.

2. Bilinir olmaya odaklanın: Avukatların reklam yapmasına kanunlarımızda izin verilmiyor. Ancak yıllardır abartılmadığı sürece bu konuda fazla yaptırım uygulanmadığını söyleyebiliriz. Ülkemizdeki oranları pek bilemiyoruz ama Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre, pazarlama ve iş geliştirme için hukuk bürolarının harcamalarının ortalaması bütçelerinin %2’sine denk geliyor. Böyle bir bütçeniz yoksa sosyal medyanın gücünü kullanarak bilginizi (?) paylaşabilir, bilinirliğinizi arttırabilirsiniz. Bu noktada önemli olan herkesin ulaşabileceği bilgileri olduğu gibi paylaşmak yerine, kendi pencerenizden farklı noktaları tespit ederek paylaşımlar yapmak olacaktır.

3. Hizmet kalitenizle fark yaratın: Söylemesi kolay, uygulaması zor! Bu zamanda müvekkillerinize çok daha fazla ilgilenmek zorunda olduğunuz bir gerçek. Onlarla sürekli iletişimde olmanız ve onlara özel alaka göstermeniz ile beraber, tüm bu süreci beraber yürütmenizin daha olumlu sonuçlar doğurabileceği konusunda kendilerini ikna etmeniz gerekecek. Onlarla yanınızda çalışan avukatlar aracılığıyla değil doğrudan iletişim kurmaya özen gösterin.


“Ağaçların bazen çıplak olabileceğini de kabullenmeli ve meyvesini toplayacağımız zamanı beklemeliyiz.” Anton Çehov

4. Yenilikçi olun: Y ve Z jenerasyonunun dijitalleşme, dijital dönüşüm ve yeniliklere uyum sağlama konusunda güçlük çekmediğini biliyoruz. Ancak bunları günlük kullanımımızdan iş hayatımıza aktarmak konusunda kimi zaman problemler yaşayabiliyoruz. Örneğin, çoğumuz gündelik hayatında mobil cihazlarından çok sayıda e-maili kolayca atarken, faks göndermek için hala geleneksel faks makinelerini kullanıyoruz. Halbuki VOIP üzerinden mobil cihazlarınızla faks atabilmek yıllardır mümkün.

5. Yeni fırsatları araştırın: Müvekkillerinizin veya potansiyel müvekkillerinizin yeni iş fırsatları yakalayabilmesinde rol oynayın. Faaliyet gösterdikleri alanlarda gözünüzü açık tutun ve onlardan bir adım önde kalmaya gayret edin. Unutmayın, her zor zamanda üzerinden gelecek problemler vardır ve bunları lehinize çevirmek sizin elinizde.

6. Paylaşın: Tüm işleri ben veya biz yapalım çağı zaten uzun zaman önce sona erdi. Bilmediğiniz sorunların çözümü için güvendiğiniz meslektaşlarınıza işleri yönlendirin ve o kişilere fırsatlar yaratın. Zamanı geldiğinde, onlar da size aynı yaklaşımda bulunacaklardır.

7. Aktif bir şekilde öğrenin: Alanınızla ilgili yeni kaynaklar araştırın, bunların içerisinden size en fazla fayda sağlayacak konular üzerine makaleler yazarak kendinizi geliştirmeye çalışın. Sadece okuduğumuzda öğrenebileceğimizden kat kat fazlasını aktif öğrenme tekniklerini kullanarak elde edebilirsiniz.


Son olarak COVID-19 yüzünden yaşananların tüm hayatımızı değiştireceğini, artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını kabul ederek kısaca yeni hayatınıza önce kabullenerek başlamanızı, kabullendikten sonra da sabırlı bir şekilde hedeflerinize ilerlemenizi öneririm.

132 görüntüleme